Giresun'a Özlem

SAYIN OSMAN ÖZTÜRK ve BAKRAÇ - Bayram Ali Kavalcı



Mavi-Yeşil

...........................................................

Bayram Ali KAVALCI

bayram@ajans53.com

...........................................................


Rize’de ve bölgemizde yeni yetişen neslin dışında, Bakraç’ın ismini duymayan ve tanımayan yoktur. Asırlardır evlerimizin aşhanelerinin başında duran, o yıllarda evlerimizin olmazsa olmaz mutfak eşyalarında en önemlisiydi. Her çeşit yiyeceğin pişirildiği, pekmezlerin, kolivalarin, yoğurt kesmelerinin yapıldığı bakırdan BAKRAÇ.

İşte Karadeniz’in bu tarihi Bakraç’ın ismini şiir kitabına vererek yaşatan, güzel bir insan, karizmatik, çalışkan, başarılı, vatanına ve insanına kendisini adamış önemli şahsiyet. Eski Rize İl Emniyet Müdürümüz Sayın Osman Öztürk. Uzun zamandır ülkemizin en kritik şehrinde, yine ülkemizin birliğine ve bütünlüğüne kastetmiş bölücü terörün ve teröristin canına okuyan, Tunceli il Emniyet Müdürümüz Sayın Osman Öztürk’un şairliğini bilenler bilir. Yıllardır insan sevgisi, vatan sevgisi, aşk, gönül ve dostluk sevgisi, milli ve manevi değerler sevgisi hamurunda yoğurup kaleme döktüğü şiirlerini BARKAÇ ismi ile kitaplaştırdı. Sevgili büyüğüm ve kıymetli İl Müdürüm Sayın Osman Öztürk bana gönderdiği şiir kitabının önyüzünde “ Sevgili hemşerim, sizlere güzel ve hisli bir anı olması dileklerimle, sevgi ve saygılar” ifadelerini içeren o muhteşem el yazısı ile imzalayarak gönderdi.

Sayın Müdürüm size her şey yakışıyor. Candan kutluyorum. Çünkü siz yaptığınız her işte en mükemmelini yapmak için her türlü fedakârlında bulunarak çalışıyor, yapıyor ve başarıyorsunuz. Bundan sonrada, bu güzel ülke ve bu güzel insanlar için, kıymetli aileniz için yapacağınız her hayırlı çalışmada, sağlık ve mutluluk içersinde, Allah yar ve yardımcınız olsun. Binlerce tebriklerimi iletiyorum sevgili Müdürüm.

İşte size Tunceli İl Emniyet Müdürümüz, Sevgili hemşerimiz, Sayın Öztürk’un BARKAÇ isimli şiir kitabından 08.11.1995’de kaleme aldığı bir şiirini aktarıyorum. Binlerce tebrikler Sevgili Müdürüm.

ŞEHİTLERE AĞIT

Nice şehitler verdik vatan uğruna

Hiçbir kuvvet alamayacak benim milletimi boyunduruğuna

Ülkemin toprakları bir bütündür bölünemez

Vatan toprakları namerde verilemez

Şehitler yüreklerde yaşar anısı silinemez

Karanlık gecelerde dağlar başında

Vatan için siper eder göğsünü genç yaşında

Kahramanlık türküsü yazılıdır mezar taşında

Şehitler yüreklerde yaşar acısı sönmez

Türkiye’nin insanları kardeştir biline

Bölemezsin Kürt-Türk-Alevi-Sünni diye

Sorarım bu husumet, bu kin, bu kavga niye?

Kahraman bir ulusun, vatanıdır Türkiye!

Olay TV Şiirlerarası Yolculuk - Bakraç'tan bir seçme

Elveda Dünya

Bulutların üzerinde yapayalnız,
Uçuyordum başka bir âleme.
Bir çarpma sesiyle savruldum,
Toprağın üzerine.
Yolun kenarında buldum kendimi,
Yaralı ve çaresiz bir halde.
Kanımla kırmızılaşmıştı toprak
Canlarım, sevdiklerim,
Ağlıyorlardı başucumda.
Ağıtlar söylüyorlardı acıyla,
Haykırışlarını duyabiliyordum.
Son kucaklaşmamdı anamla, bacımla.
Tek hatırladığım şarkı söylüyordum,
Mutlu bir şekilde,
Dünyalar güzeli kızımın bakarak gözlerine.
Bir türlü gelemiyordum kendime,
Güçsüz kalmıştı ellerim,
Yaralı bir kuş gibi çırpınıyordu bedenim
Ruhum bekliyordu başucumda
Öylesine şaşkın
Sevdiklerimden ayrılmanın acısıyla
Uçuyordum bulutların üzerinde,
Bilmeden başka bir Âleme
Dualar edip Yaradan’a,
Açarak ellerimi.

Elveda güzel dünya,
Elveda kızım, karım, yavrularım.
Bir gün elbet buluşacağız,
Sizinle bir yerlerde.

Saat: 00:45 23.05.2007 / TUNCELI

Şiir Dinletisi



Katkılarından dolayı Radyo Barışa Teşekkür ederiz.

Tunceli'yi Sevdim



Umutların tükendiği Eylül ayında
Yollara düştüm yapayalnız kendi başıma
Döktüğüm gözyaşlarına aldırmadan
Yıllardır verdiğim mücadeleden vazgeçmeden
Asla yılmadan, usanmadan
Akıtılan alın terinin karşılığını almadan
Bir anda yaban ellere savurdu hayat beni,
Gözden çıkarılmışcasına, acımadan
İnsancıl duygulardan yoksun,
Adil olmayan davranışlarla
Kendimi buldum Tunceli dağlarında
Munzur Suyunun hemen yanı başında
Pülümür Suyuyla buluştum,
Sanki kanadı kırık göçmen kuşuydum
Yüreği yaralı, sevdiklerinden ayrı
Yavrularımdan uzaklardaydım
Yılmadan, usanmadan dayanmalı,
Katlanmalıydım, hayatın acımasızlığına
Ve ben onu yaptım
Herkesi, her şeyi sevdim,
Sevmek istedim
Meşe ağaçlarını, dağ çiçeğini
Tunceli’nin yalçın kayalarını sevdim
Sevgiye hasret insanını sevdim
Dost bildim, değer verdim, sevgi buldum.
Can oldum, can buldum.
Bir yürek oldum.
Güneş oldum
Isıtmak istedim insanları sevgimle
Yüreğim yettiğince sahip çıkmak, yaşlısına, gencine
Işık olmak istedim hayatlarına…
Gücüm yettiğince aydınlatmak istedim günü,geceyi,TUNCELİ’Yİ

MAYIS 2007 / TUNCELI

Gecenin Siyahı



Gecenin bir anında farklı yerlerde
Yaşanır hayatlar habersizce
Saatler ilerler gecenin içinde
Her şey sessizliğe bürünür
Lambaların aydınlattığı bahçelerde
Pencereden baktığında
Göremezsin hiçbir şeyi
Parlayan yıldızlardan başka
İşte o an anlarsın yalnızlığını
Fark edersin dostluğun değerini
Arkadaşlığın önemini
Gecenin bir yerinde yaşarsın
Hüzünlenirsin, ağlarsın
Kimse bilmeden,
Kimse duymadan.
Bazen gülersin yaşadıklarına
Gün gelir alışırsın
Farkında olmadan, pişmanlıklarına
Dalga geçercesine hayatınla…

MART 2007 / TUNCELI

Bakraç

Bakraca koydum yüreğimdeki kucak kucak sevgiyi
Herkese dağıtmak içindi benimkisi
Avuç avuç dağıtmak, sevgiye çağırmak içindi herkesi
Kalpleri birleştirmek, dostluğu kemikleştirmek içindi
Kara kalın kaşlı, siyah gür bıyıklı dedesinden,
Yanık tenli çocuklara dağıttım sevgimizden öbek öbek
Mumların yaktığı gönüllerde
Isınmak içindi benimkisi,
Kucaklamaktı düşüncem herkesi
Kalplerinde volkan olmaktı
Bedenlerinde lav,
Eritmekti taşları sevgiden.
Telefon direklerine tüneyen kartallar gördüm
Sevişen gözleriyle, kanatlarıyla öpüşen
Özgürce uçan Ovacık’ta
Munzur’un soğuk suyunu avuç avuç, yudum yudum içtim
Gözelerde suyun kalbine girdim
Buz oldum,
Susayan körpe vücutları söndürmek istedim
Üşüdüm, titredim,
Ama gönüller sıcağında
Terledim, sırılsıklam oldum
Rüzgarında fırtına oldu gönlüm
Sevgi yağmurunda yıkandım
Saz çalan, nağmeleri,
Canları alev alev yakan
Göz kırpan Munzur’un
Sevdasından kor olan
Duman olan özlemlerle tanıştım
Bir tebessümü armağan gören gönüllere
Bakracımın kapağını açtım
Kucak kucak tebessüm dağıttım
Sonunda kapağını açık bıraktım bakracımın
Alev olsun duman olsun istedim
Güneşin kucağında buharlaşsın istedim
Sevgilerin hava olmasını, nefeslere dolmasını
Toprakta açmasını istedim
Havada yıldız olmasını
Göklerden yağmasını kara kalplere
Sevgilerle aydınlatmasını istedim dünyayı
Bulutların Munzur’un zirvesini sarmasını istedim
Topraktan fışkırmasını
Gözelerde Munzur’a kavuşmasını
Çimenlerin arasından kıpkırmızı
Lalelerin açmasını istedim
Bakracımın kapağını hiç kapatmadım
İçmesini istedim susayanların
Sevgisizlikten
Güneşi izledim, herkesin kalbine dolmasını
Isıtmasını bekledim
Durdum düşündüm
İçimdeki fırtınanın sevgi çiçeğini hiç koklamamış
Zavallıların kalplerinde tufan olmasını istedim.

11.08.2007

Giresun'a Özlem

Yine düştü karlar Giresun dağlarına
Sevda türküsü gibi gönül bağlarına
Tutkuluyum senin hırçın dalgalarına
Mavi denizine yeşil yüzüne.

Giresun obalarına sisler çökmüş?
Göçmen kuşlar yaban ellere göçmüş?
Issızlaşmış dağlar,taşlar,ormanlar
Sanki güneş doğaya küsmüş.

Giresun semalarını bazen hüzün kaplar
Yağmur yağar dereler taşar
Şimşekler tepelerden sanki göz kırpar
Bu sevda senin mavi sularında sonsuza dek yaşar

Alın yazımıza yazılmış bir kere keder
Senden ayrı kalmak beter mi beter
Yaylalarının mis kokusu her şeye yeter
Mutluluğa boğulurum seni görünce

Yeşil yapraklar arasında mavi bir deniz
Aşık olursunuz keşke görebilseniz
Kalbi sıcaktır Giresunlunun
Bağırır yürekten biz kardeşiz
Mutluluğa boğulur Türk’üz deseniz.

05.04.1995 ÇANKAYA

Medcezir

Bir anlam veremesek de
Aşk rüya gibidir
Gider gelir
Düşünce yüreklere
Olur
Bir medcezir
Kıskançlığa dönüştüğünde
Herşeyi yıkıp geçen
Bir tsunamidir.

2004

Kemanın Sesi

Kemanın sihirli sesinde
Hissederim kendimi rüyalar ülkesinde
Alır götürür ruhumu sıcak nefesinde
Bir başka olurum hep kemanın sesinde

2003

Şehidim

Vatan toprağının solmayan çiçeğisin
Her bahar tomurcuklanır,
Dallarından en güzel çiçekleri verirsin
Dünyamıza yeniden gelirsin
Sen Türk bayrağının rengisin şehidim.

Kanınla sulanan topraklarda
Doğarsın yeniden
Bir kır çiçeğisindir bazen
Rüzgar olur esersin gönül bahçelerinden
Sen al bayrağımızın kan kırmızı rengisin şehidim

Kimi zaman gözyaşı olur dökülürsün yanaklardan
Damlaların ırmaklara dönüşür
Akıp gidersin cennet bahçelerine
Belki gül olur açarsın yüreklerde
Dilerim yaralı kanatlarınla uçarsın gökyüzünde
Melekler sana yol göstersin Şehidim.


05.08.2007